SGK’nın, isteğe bağlı sigortalılığın esaslarını yeniden düzenlediğine değinmiştik. Kurum genelgesiyle kamuoyuna duyurulan bu yeni esasları, enine boyuna değerlendirip sigortalılarımızı dikkatli olmaları gereken noktalarda uyarmaya çalışacağız.

Genelgede ilk dikkatimizi çeken, sigortalıların hizmet sürelerinin tespitinde 12 aylık sorgulama süresinin esas alınacak olması. Bu durum, 5510 Sayılı Kanun’un isteğe bağlı sigorta primlerinin ödenmesine ilişkin 52. maddesine de uygun. Çünkü kanunda bir döneme ait isteğe bağlı sigorta priminin en geç on iki ay içerisinde gecikme zammı ve faiziyle ödenmesine hükmediliyor.

Aksi halde primi ödenmemiş süreler, sigortalılık süresinden sayılmaz.
Hemen belirtelim eski sistemde, hem SSK, hem de Bağ-Kur’un isteğe bağlı sigortalılığında bu sorgulama dönemi üç aylıktı. Üç ay prim ödemesi yapılmadığında, isteğe bağlı sigortalılık sonlandırılıyordu. Üstelik Bağ-Kur’a isteğe bağlı sigorta primi ödeyenlerin, isteğe bağlı sigortalılıkları bu nedenle bir defa sonlandırılmışsa, bir daha isteğe bağlı sigortalılık başvuruları kabul dahi edilmiyordu.

YAZILI TALEP ÖNEMLİ
Oysa Bağ-Kur’un isteğe bağlı sigortalılığı başlangıçta, ev hanımlarına sosyal güvence sağlamak için getirilmiş bir düzenlemeydi.
Bu yönüyle prim ödemelerini aksatan kişilerin yeniden başvuruda bulunamamasının çok katı, hatta insafsız bir uygulama olduğunu söylemeye bile gerek yok. SSK’nın isteğe bağlı sigortalılığı ise, tam tersine ilk başlangıçta çok fazla esnekti. İsteğe bağlı sigortaya bir defa müracaat ettiğinizde, yıllar sonra bile gecikme zammıyla primleri toplu olarak yatırabiliyordunuz. Bu nedenle SSK’nın isteğe bağlı sigortasına müracaat eden pek çok kişi, prim borçlarını ödemek için, prim affını ya da emekliliği hak ettiği tarihi bekliyordu. Yüksek enflasyon nedeniyle prim borcuna uygulanan gecikme zammı her halükarda, reel enflasyondan daha düşük kalıyor ve bu kişilere avantaj sağlıyordu.

Tabii bu uygulama SSK’nın dolayısıyla da sosyal güvenlik sisteminin bütünlüğü ve mali dengesi açısından olumsuz bir örnekti. Bizde sosyal güvenlik sistemini bu hale getiren uygulamalar, sadece emeklilik yaşının düşürülmesiyle sınırlı değil anlaşılan. Neyse ki sonradan üç aylık sorgulama süresi getirildi. SSK isteğe bağlı sigortalılarının prim ödemeleri de bir ölçüde disiplin kazanmıştı. Yeni sistemde isteğe bağlı sigortalılığın sona erdirilmesinde, bir kere sigortalının, bu konuda yazılı talepte bulunup bulunmaması önem taşıyor. Özellikle de isteğe bağlı sigortalılığın sona erdirileceği tarihin tespiti açısından. İsteğe bağlı sigortalılığın sona ereceği tarihin tespitinde, sigortalının durdurma dilekçesi verip vermediği kadar, o ayın primini yatırıp yatırmadığı ve önceki aylardan prim borcunun bulunup bulunmadığı da etkili.

DAKİKA BİR GOL BİR
Hemen belirtelim değişkenler ne kadar fazla ise, seçenekler de o kadar fazla oluyor. Ancak seçeneklerin artması da sigortalıların ve SGK’nın zaman içerisinde karşılaşacakları idari sorunların da fazlalaşması anlamına geliyor. Hemen genelgede yer alan seçeneklere geçelim. Örneğin, sigortalı durdurma dilekçesini vermiş, o ayın primini ödemiş, geçmiş aylardan da hiç borcu bulunmuyor olsun. Bu durumda, sigortalılığı talep tarihi itibariyle sona erdirilir. Genelgede buna bir örnek de veriliyor.

12 Ağustos 2010 tarihinde isteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme dilekçesi veren ve 2010 Ağustos ayı dahil hiç prim borcu olmayan sigortalının, isteğe bağlı sigortalılığı, dilekçe verdiği 12 Ağustos 2010 tarihi itibariyle sonlandırılacaktır. Tam da “dakika bir- gol bir” durumu. Çünkü isteğe bağlı sigortalıların primleri aylık olarak tahsil ediliyor. Ayın henüz ilk günü sistemde prim borcu bir aylık olarak ve o ayın tamamı için tahakkuk ettiriliyor.
Sigortalılar da ayın hangi günü öderlerse ödesinler, primlerini aylık olarak yatırırlar. Belki sigortalı bankaya istediği miktarı yatırabiliyor… Ancak bankadan o ayın ilk gününden paranın yatırılma tarihine kadar olan günlük prim borcu hesaplaması yapılamıyor. Sistemde primlerin günlük olarak tahakkuk ve tahsilatı mümkün değil. Aylık primden eksik yatan kısım sigortalının borcu olarak kalıyor. Hatta sağlık tesislerine müracaatlarında borçlu görünmemek için pek çok sigortalı, sistemde görünen aylık prim borçlarının bir iki lira fazlasını yatırmayı tercih ediyor.

Sigortalılara tavsiyem
2010 Ağustos ayı primini yatırarak 12 Ağustos 2010 günü isteğe bağlı sigortalılığını durdurma dilekçesi veren bir sigortalı, aslında 31 Ağustos 2010 tarihine kadar sigorta primini peşin olarak yatırmış oluyor. Bizce sigortalılığının da 31 Ağustos 2010 tarihi itibariyle sona erdirilmesi gerekir. Aksi halde sigortalılık 12 Ağustos 2010 tarihi itibariyle durdurulduğunda, sigortalının hem 13 Ağustos 2010-31 Ağustos 2010 dönemi için prim alacağı hem de sağlık yardımlarından yararlanma sürelerinde sıkıntı doğacaktır. Şimdiden sigortalılara tavsiyem, eğer o ayın prim borcunu tam olarak yatırmışlarsa, SGK’ya durdurma dilekçelerini mümkün olduğunca ayın son günü vermeye çalışsınlar. Ayın son günü tatile denk geliyorsa da dilekçelerini ertesi aya sarkıtabilirler. O konuya da sonraki yazılarda açıklık getireceğiz.

Yeni Asır – Celal Kapan

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 8 Aralık 2011
Bu yazı en son 30 Ocak 2014 tarihinde güncellenmiştir.

Konu hakkında yorumunuzu yazın


(e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır)

İsteğe Bağlı Sigortalılıkta Yeni Esaslar (0 Yorum)

  1. slm.annemin 1979 ve 1980 yılları arası toplam 445 gün ssk girişi var .isteğe bağlı sigortamı yoksa toplam gün primini tamamlamak için hesaplanan ücreti vererek emekli olabilirmi.ne kadar ücret vermemiz gerek olursa da.bilgilendirirseniz sewinirim.teşekkürler:)